Birkaç sağlam nokta şunlar olabilir mi?

… birkaç kulak küpesi niteliğinde ilke (sağlam nokta) bulunabilir mi?

resim
09.01.2020

Kendi refah ve mutluluğunu, kendi dışında bulunan tüm varlıkların refah ve mutluluklarında arayan kişilerin sürekli bir endişe içinde olmaları doğal bir eğilim olarak görünüyor. Örneğin, yalnız kendisi tokken aç yatan komşularını değil, en azından aç yatan hayvanları da en az insanlar kadar düşünüp endişe duyan insanlar iyi ki varlar.

İçinde bulunulan ortamların sorunlarından endişe duyup, onlar için çözüm arayışına girmiş o tür insanların akıllarına üşüşen yüzlerce sorudan oluşan zinciri koparmadan çektikçe, sonlara doğru şu iki soruyla karşılaşmak kaçınılmaz gibi: Ben ne istiyorum ve onu neye dayanarak istiyorum? Zinciri koparmamak, zincirin ilk baklalarında gayet kolaylıkla cevaplanabilecek bu iki soru akla gelebilecek çeşitli etik dışı tutuma yol açabilirken; dikkat, bilgi ve cesaretle zincirin sonlarına doğru yürüyebilenler için epey zorlu ama o derecede de saygın cevaplar ortaya çıkabilir.

Bu cesur ve akıllı insanlar için acaba birkaç kulak küpesi niteliğinde ilke (sağlam nokta) bulunabilir mi? Tabii ki bulunabilir ama herkesinki büyük olasılıkla aynı olmayacaktır. Ben yine de bir girişimde bulunup birkaç öneride bulunayım:

Sağlam Nokta 0:Durum değerlendirmelerimizin temel aracı olan rasyonel düşünce zincirlerinin başlıca engeli akıl daraltıcılar[1], onların da başlıcası, birikimlerimizin[2] yarattığı zihinsel konfor bağımlılıklarının esiri olarak ”kesinlik tuzakları”na düşüp düşünce zincirini erken koparmak.

Sağlam Nokta 1:İçerdikleri belirsizlikler nedeniyle rahatsız edici olan tahmin ve/ya öngörülerden ibaret olan düşünce baklaları yerine, belirsizliklerden –gözden kaçırma, ikna etme, akıl karıştırma, katma değersiz söz üretme, aksini iddia edenin aptal, naif, hain etiketlenmesi gibi yollarla–  arındırılıp kesinleştirilmiş düşüncelere dayalı değerlendirmeler yaygındır. Ama bu defa da herkesin  değerlendirmeleri farklı olacağından uzlaşmazlıklar kaçınılmaz olmaktadır.

Buna göre, rasyonel düşünce zincirlerinin her bir baklasının -en güvenilir kabul edilenler dahil-: (a) asgari birer ön koşulu vardır ve (b) birer tahminden ibarettir. Koşulsuz ve yüzde yüz doğru olan tespitler ya yanlış ya da yalandır.

Sağlam Nokta 2:Kişiler ve onlardan oluşan toplumların esenliklerini tehdit eden nedenler arasında herhalde ilk sıraya “kişilerin kendi akıllarına duydukları koşulsuz güven” oturur.

Aklına gelebilecekleri defalarca tarayıp kendince ve genelde benzer düşünceler taşıyan çevresindekilerce iyi niyetlerle onaylanan; bir bölüm akılsız ve/ya çıkar gözeticilerce de perçinlenen düşüncelerin gerçekte ne denli güvenilmez olduğunu deneyimleyenlerin en az güvendikleri akıl bu tür “homojen küme aklı”; en güveniliri ise “farklılıklar içeren küme aklı”dır. Bu Birleşik Akıl’dır[3].

Sağlam Nokta 3:Farklılıklar içeren küme aklı tek akıllara göre daha yetkin olsa da, ortadaki sorunun çözülmesi için yine de yeterli olmayabilir. Daha da yetkin bir akıl ise, sadece o an mevcut farklı akılları değil, o alanda uzman kişilerin akıllarını ve o konu da evvelce üretilmiş bilgileri içeren bir Bilgi Tabanı’nı da kullanmalıdır.

Sağlam Nokta 4:Mevcut durumu iyi anlama, üzerinde yoğunlaşılacak sorunları iyi belirleme, sorunlar için çözüm üretme aşamalarında zihinleri kemiren virütik düşünce “iyi de bunları kim yapacak?” sorusudur ve soru’nun yanıtı sorun çözme geleneklerimiz açısından tektir: Sorunlar, bizi yönetenlerce çözülmelidir.

Demokratik geleneklerimiz de benzer şekilde “sorunların -yerel ve merkezi- idarelerce çözülmesi gerektiğini söyler. Bunun bir diğer anlamı da, “bizi yönetenlere göre binlerce kat daha kalabalık olanların yönetim işlerine karışmayıp, sadece yetkilerini yöneticilere devretmesinden ibaret olduğu”dur.

Böyle bir sorun çözme yönteminin sadece tek sonuç ürettiği yüzyıllık deneyimimiz sonunda ortaya çıkmıştır: Giderek büyümüş bir sorunlar stoku ve bu stokun iç ve dış odaklarca sömürülerek: (a) sorun stokunun giderek büyümesi ve (b) iç ve dış aktörlerce değer transferi[4] yoluyla soyulmamız.

Bu paradigma yerine, tüm bireylerin işlevsel hale gelmesi anlamına gelen “Sosyal Tohumlama[5]”.

Sağlam Nokta 5:Ölüm yavaştır, bu ise hayata dönüş açısından bir fırsattır.



Tınaz Titiz
8 Ocak 2020



[1]
Akıl daraltıcılar için bkz. http://bit.ly/2OayErf

[2]
Bilgi, deneyim, kariyer, unvan, onurlandırılma, pohpohlanmalar ve hepsinin bileşkesinin ürettiği özgüvenden oluşan birikim kast ediliyor.

[3]
Birleşik Akıl için bkz: www.BirlesikAkilAgi.com, http://bit.ly/39QG6Rm

[4]
Değer transferi olgusu için bkz. http://bit.ly/1wUOojv

[5]
Sosyal Tohumlama için bkz. http://www.sosyaltohumlama.com/

Sayfa başına dön!

Hızlı Erişim